Zamanında Bizden Ayrıldılar
Bu süreci daha da düşündürücü kılan bir arka plan var. Esenyurt, uzun yıllar idari olarak Büyükçekmece’ye bağlıyken 2008’de ilçeye dönüştü. Beylikdüzü ise 1993’te Büyükçekmece’ye bağlı “Kavaklı” beldesi olarak kurulmuş, yine 2008 düzenlemesiyle ilçe statüsüne kavuştu. Zamanında tüm bölgenin idari merkezi olan Büyükçekmece, bugün kendi topraklarından doğan ilçelerin gölgesinde kalma riskiyle karşı karşıya.
Asıl Sorular Yanıtsız
Taşınmanın kendisi kadar, hatta belki daha fazla, yanıtsız kalan sorular dikkat çekiyor.
Bu taşınmalar geçici mi, kalıcı mı? Kurumlar bir gün Büyükçekmece’ye geri dönecek mi? İlçeye yeni kamu kurumu kazandırılması için herhangi bir plan var mı? Yoksa Büyükçekmece, farkında olmadan adım adım idari ağırlığından mı uzaklaştırılıyor?
Büyükçekmece sakinleri artık en temel iş başvuruları, sosyal güvenlik işlemleri ya da hukuki süreçleri için bile kendi ilçesinde hizmet alamıyor. SGK için Esenyurt’a gidiyoruz, İŞKUR için Esenyurt’a gideceğiz, adliye için de Esenyurt’a gideceğiz. Kendi ilçesinde halledilmesi gereken her iş için saatler yitiriliyor, yollarda bekleniyor, trafikte tüketiliyor.
Tüm kurumların başında Büyükçekmece yazarken hizmetin başka ilçelerde verilmesi başlı başına düşündürücüdür.
Bir İlçe Kurumlarını Kaybedince Ne Olur?
Kamu kurumları salt idari birimler değil, ilçeye sürekli ve yoğun bir insan trafiği çeken canlı merkezler. Avukatıyla, vatandaşıyla, personeli ve ziyaretçisiyle her gün binlerce insan bu kurumlar için gelir; esnafın kapısından geçer, lokantada oturur, markete uğrar. Kurumlar ilçeye can verir, ekonomiyi döndürür, ilçeyi haritada görünür kılar.
Kurumlar taşınınca bu döngü kırılır. Esnaf müşteri kaybeder, ciro düşer, bir kısım esnaf dayanamaz. Bunun ötesinde kamu kurumu barındıran ilçe, bölgenin referans noktası ve idari ağırlık merkezi olur. Yatırım kararları, ticari hareketlilik ve nüfus dinamikleri bu merkezler etrafında şekillenir. Kurumlarını kaybeden ilçe zamanla haritada silikleşir.
En büyük tehlike ise şudur: İstanbul’un en köklü ve tarihsel sahil ilçelerinden biri olan Büyükçekmece, kamu yatırımları ve idari birimlerden yoksun bırakılarak adeta yalnızca bir “konut ve sayfiye alanı”na dönüştürülme riskiyle yüz yüze. Bu, ilçenin marka değerine ve uzun vadeli ticari-sosyal vizyonuna vurulacak en ağır darbedir. Büyükçekmece bunu hak etmiyor.
Beklenti Açık: Yanıt Verilmeli
Kurumların neden taşındığı, bu kararların kalıcı olup olmadığı ve Büyükçekmece için nasıl bir gelecek planlandığı kamuoyuyla paylaşılmalı.
Büyükçekmece, tarihi ve idari kimliğiyle bu ilçede yaşayan herkese hizmet etmeye devam etmelidir.