Kültür & Sanat

Biz Bize Röportaj

Sitede daha nice röportajlar yapacağız ama ilk röportaj bizimki olsun istedik. Sizden sık sık gelen soruları derleyip, yanıtladık. İyi okumalar, tekrar merhaba!

Büyükçekmece Anlık logosu

buyukcekmeceanlik

· 5 dk okuma

Biz Bize Röportaj

-Bize kendinizi tanıtır mısın?

A: Tamamen ifşa olmadan evet tanıtırız tabi. Evli olduğumuzu herkes biliyor zaten. Karı koca yönetiyoruz sayfayı. Birimiz 36, diğerimiz 32 yaşında.  

-Ne iş yapıyorsun?

A:Direkt mesleklerimizi söylemeyelim ama sayfa tek başına işimiz değil. İkimizde farklı işlerde çalışıyoruz.

-Nasıl kurmaya karar verdin?

A:2021 yılında evimin önündeki bir çukurdan rahatsız olup kurmuştum. Ben gibi sokağından, mahallesinde rahatsızlıklarını dile getirebilsin. İlçemizde olup bitenlerden haberdar olalım diye düşündüm.

-Bu noktaya geleceğini düşündün mü?

A:Hiç gelmezdi aklıma ben de zaman zaman dönüp arkama baktığımda ‘vay be nereden nereye geldi’ diyorum

-Hiç bırakmayı düşündün mü? Zor olmadı mı?

A:Çok zor oldu 500 takipçiye gelmek acayip zordu. Hatta 500 takipçiye ulaşınca bıraktım uzun bir süre. Sonra ne olduysa bir kırılma yaşandı ve daha çok kişiye ulaşmaya, iletişim kurmaya başladık. O günden beri takip edenlere selam olsun. 

-İlçedekiler seni ne zaman çözüm noktası olarak gördü?

Tam bir tarih ya da takipçi sayısı hatırlamıyorum ama sanırım 10 bin kişi falan olduğumuzda o bilinirlik ve etki oluşmaya başladı.

-Birini sayfa dahil etmek sana nasıl hissettirdi?

A:Yaklaşık 7 bin takipçiye ulaştığında sayfa eşim Derya dahil oldu. Bir başak burcu olarak biraz kuralcı, ayrıntılara çok takılan bir tipim. Yazılar ufak bir kayma olsa kavga çıkarıyordum. Sonra sonra eşimin iletişimi, samimiyeti özellikle kadın arkadaşlarla diyaloglarını görünce yazı fontu falan pek takmaz oldum. İlk başta zor oldu. Hata yapacak emeklerimiz boşa gidecek gibi hissediyordum. Sonra uyum sağladık.

- Nasıl iş bölümü yapıyorsunuz?

A: Ben fikir bulma, içerik üretme, tasarım, montaj ve teknik konularla daha çok ilgileniyorum. Özetle üretim kısmı ağırlıklı olarak bensem paylaşım ve iletişim kısmıyla daha çok eşim Derya ilgileniyor. Kim neyi paylaşıyor anlaması aslında basit tüm kavgalara rağmen o inatla “bubble” denen saçma fontu kullanıyor. Ben poster fontunu kullanıyorum. Aslında kim neyi paylaştı oradan anlayabilirsiniz. 

Derya: Genelde mesajlara cevap verme kısmı bende oluyor. Reklam işleri de yine bende. Sayfadaki arkadaşlarla da çok güzel bir enerji yakaladık. Hem bu enerjiyi kaybetmemek hem de kadın takipçilerin rahat rahat yazabilmesi adına sayfadaki iletişimi ben yürütüyorum ama herkesin de kendine göre kankası var gibi. Özellikle yorumlara espri katılmışsa onların hepsini ben yapıyorum. Herkes aslında her işi yapabiliyor ama hem müsaitlik durumumuza göre hem de kim neyi daha iyi paylaşır bildiğimiz için sessiz bir anlaşma var aramızda. 


-Sizi çok şaşırtan ilginç bir olay var mı? Ya da unutamadığınız sizi etkileyen?

Derya: Beni en çok insanların dikkati şaşırtıyor. Kayıp durumu olduğunda herkes seferber oluyor adeta. Nasıl tanıyor, nasıl anlıyorlar taktir ediyorum. Ben o kadar dikkatli birisi değilim. Bir de en basit Google aramasıyla bulunacak bir şeyi bize sormalarına şaşırıyorum. Bu çabasızlık beni şaşırtıyor. 

A: Derya’nın yanıtına ben de ek yapayım en şaşırdığım unutmadığım iki olay var ilk aklıma gelen. Dizdariye Çarşı’da yaşanan bir hırsızlıkta dükkan sahibi hırsızın arkasından “bak akşam kendini BüyükçekmeceAnlık’ta görürüsün” diye bağırmasını unutmuyorum. Polisten önce bizim aklıllara gelmemiz ilginç bir durum. İkinci olayda yoğun bakımdayım kurgusu yapan bir kız vardı. Görseller falan attı. Bir kaza anlattı paylaşayım diye. Şüphelendim biraz, görseli Google’da tersten aratınca eski tarihli başka birine ait fotoğraflar ortaya çıkmıştı. Kız meğer sevgilisinden ayrılmış onu merak etsin kendisini arasın diye böyle bir senaryo yazmış. Ne kadar çok dikkat etmemiz gerektiğini daha iyi anlamıştım. 

Beni en çok etkileyen de sanırım 6 Şubat depremindeki dayanışmamızdı. O gün tüm paylaşımları durdurmuş. Sadece yardımların organizasyonu ile ilgili paylaşım yapıyorduk. Binlerdik ama sanki tektik gibi. O günkü gençleri hiç unutamıyorum. 10 kişiyiz nereye gidelim diye soran, şurada ihtiyaç var dediğim de hiç beklemeden giden gençleri hiç unutmuyorum. Şu an bile duygulandım bunları yazarken, İyi ki varsınız.


-Para kazanmasanız da yine sayfayı yönetir misin?

Kesinlikle evet. Bir çoğunuz belki inanmaz bu söylediğime ama bir kaybı bulduğumuzda, bir kan ihtiyacını giderdiğimizde, bir sorunu çözdüğümüzde ya da ne bilim bir hırsızı yakalattığımızda ki hazzı, mutluluğu asla başka bir şey veremez bize. Paylaşmadığımız perde arkasında yaptığımız çok şeyler de var. Her şey görünür değil. Para da mutlaka bir etken. Bizi teşvik eden, daha da keyif almamızı sağlayan bir unsur. Özellikle benim 10 milyon dolar hayalim varken. Ayrıca sayfa yönetmenin de bir maliyeti var.

-Hiç yorulmuyor musunuz?
Çok mesaj geliyor mu? Kaç saatinizi alıyor sayfa yönetmek?

Tüm günümüzü alıyor diyebiliriz. Sabah uyandıktan akşam uyuyana kadar sürüyor bu süreç. Kendi işimizde buna eklenince evet yorucu, çok emek isteyen bir uğraş. Günde en az 500 mesaj geliyordur. Bir de bunlara yorumları, WhatsApp mesajlarını da eklersek hesabı siz yapın. Boyun, sırt ve kol ağrılarımız var artık maalesef ama buna rağmen seviyoruz sizleri, sizlerle bir şeyler yapmayı, etkileşimde olmayı.

-Bir gün kimliğini açılamayı düşünüyor musun?

Bazen evet düşünüyoruz bunu ama sonra vazgeçiyoruz. Sevenimiz olduğu kadar sevmeyenlerimiz de çok. Tehditler çok alıyoruz. Hatta milletin evinin fotoğrafını atıp “tespit ettik seni in aşağı” diyenler oluyor. Bir çekincemiz, korkumuz asla yok bu tiplerden ama uğraşmak, muhatap almak istemiyoruz. Ayrıca genelleme yapamam tabi ama bazı arkadaşlar üslup, adap hiç bilmiyor. Özellikle genç arkadaşlarda bu durum çok var. Mesaj yazmaktan aciz, yüz yüze gelince nasıl diyalog kuracağız bu bizi çok düşündürüyor. Ayrıca tanışıyoruz sizinle bence. Çok oldu bizim için video çekerken yanınızdan geçip gittiğimiz. Sizle yazışırken, yan masada oturduğumuz.

-Şahsınıza yapılan olumsuz mesaj ve yorumlar sizi üzüyor mu?

Bu yorumları yapanlara baktığımızda hepsinin ortak özellikleri var. Ya takipçi değiller ya da bizimle hiç iletişim kurmamışlar. Uzun süredir takip edip, sohbetimiz olan kişilerden gelince olumsuz yorum elbette biraz üzülüyor, kırılıyoruz. Mesajla iletişim de haliyle biraz kısıtlı. Duygu yok, mimik yok. Yanlış anlamalara çok müsait. Bir de kendi hayatından çok mutsuz, hiçbir uğraşı, meşgalesi olmayan tipler var. Gelip hiç tanımadığı bilmediği kimdir necidir bilmediği bir sayfayla tartışabiliyor. O da bundan keyif alıyor sanırım. Ona pek yapacak bir şeyimiz yok. Umarım mutlu olur. 

Bu haberi komşularınla paylaş

Mahallende bir gelişme mi var?Haber gönder →
Haber/ihbar gönder